Sayın Doç Dr. Altan Öztekin
22 Temmuz 01

Muhterem Dr.Bey,

Size bu mektubu, muayeneniz sırasında anlatamadıklarımı aktarabilmek amacıyla yazıyorum:

Bekleme odanızda 25 dakika oturduktan sonra yanınıza alındım . Bu odada bulunduğum süre içinde, muayene odanıza, benden önce iki kişi girdi, çıktı . Bunlar mutlaka eski hastalarınız olmalıydı ; çünkü insan, hastalığını, doktora böyle kısa bir zamanda doğrudürüst yansıtamaz. Yetersiz ve eksik anlatılmış bir bedensel bozukluk ta doktorca mutlaka yanlış teşhis edilir ve sonuçta verilen ilacın yararı olmaz ; belki zararı bile olabilir. Doktora ve ilaca verdiğimiz para yanar, insan iyileşemez, sağlığını, hatta yaşamını bile yitirebilir !

Ben, size beni tedirgin eden, canımı yakan dertlerimi anlatırken , siz sesinizi çıkarmıyor , ne bir soru soruyor, ne de not tutuyordunuz . Benden önce beş hasta ile görüştüğünüzden sıkılmış olabileceğinizi, dikkatinizin bu nedenle dağılmış olabileceğini düşündüm . Belki de ,böyle saat beşte randevu almamalı, en iyisi ilk sırada bir saat alıp gelmeliydim .

Bir ara, “Bunca yıldır alışmıştır : Önce dinler, aklında tutabilir sonra not tutar, soru sorar” diye düşündüm . Ama, size, iyice, eksiksiz anlayıp ta beni hemen iyileştirin diye aktarmağa çalıştığım hastalığımla ilgili olan bunca ince ayrıntının, not tutulmadan kavranamayacağını anımsayınca içimi ciddi kuşkular kapladı : Ben de ciddi bir ihmalin kurbanı mı oluyordum ?

Size derdimi anlatırken telefonunuz tam iki kez çaldı: Dakika tuttum- tam dörder dakika konuştunuz . “Hekimim böyle ikidebirde telefonla konuşursa benim de dikkatim dağılacak ve hastalığımı ona eksik ve yanlış aktarabileceğim ..O zaman kanser olsam bile ülser olduğum sanılabilirim” diye düşündüm.

Dürrrenmatt bir romanında, doktor olmadığı halde, Alp Dağlarında bir yerde, merdivenden düşen ,düşerken boğazını bir kazığa çarpan öğrencinin boynunda oluşan ve nefes almasını engelliyen şişi ve sonra soluk alınabilmesinin sağlanması için boynuna bir delik açılmasını çok güzel anlatmıştır . Bir dergide , tıp fakültelerinden birinde hocaların , öğrencilerine boyunda oluşan tıkanmaları ve bu durumda açılması zorunlu deliği yani trakeotomi işlemini, güzel ve eksiksiz anlatan Dürenmatt’tın yazdıklarından aktardıklarını okumuştum.

Bazı doktorlar, hekim olmayanların anlattıkları tıbbi olguları ciddiye alıyorlar da bazıları niçin böyle kös dinliyor ?

Sonuçta beni muayene ettiniz, ama herhalde anlattığım bir çok ince ayrıntıyı kaçırdığınız için teşhise varamadınız ki benden bazı röntgen tetkikleri istediniz .

Size , muayenehanenizde istediğim şekilde anlatamadıklarımı, okuyup hastalığımı çözmenizi sağlayabilmeniz için bu sefer yazarak gönderiyorum . Bütün bunları dikkatle okumanızı rica eder, saygılarımı sunarım.

Hastanız Cenap

Şikayetlerim :

- Geçen Cuma sabahı, saat 7 yi çeyrek..(belki de yirmi) geçe yataktan kalktığımda, önce sol böğrümde bir seyirme hissettim ; yüzümü yıkarken bu seyirme tekrarladı ve ikibuçuk dakika kadar devam ettikten sonra sırtıma doğru yayıldı. Biraz oturup dinlendim; farketmedi. Herhalde gece yorgansız yatmış ve açık pencereden gelen serin havadan koruyamamıştım kendimi . “Üşüttün yine Cenap !” dedim kendi kendime ve banyomdaki ecza dolabımda daima bulundurduğum Çin kaplanı macunundan alıp sıvazladım böğrümü ve sırtımı : Sırtım ve böğrüm yandılar ; ancak sızım maalesef geçmedi, bilakis arttı . Şöyle böyle yarım saat sonra, yani kahvaltıya oturup bir bardak çay ve biraz beyaz peynir yemişken .. Çok az (yani bir kibrit kutusundan biraz daha büyük , o kadar ) beyaz peynir yedikten sonra boğazımda bir yanma hissi belirdi.. Bu , ben diyeyim dört, siz deyin beş dakika kadar sürdü ve mideme doğru indi..Hemen böyle denize düşer gibi değil de yavaş yavaş, kademeli olarak, sanki boğazımla midem arasında basamaklar varmış ta o da bunlara basıp yavaş, yavaş ,her basamakta biraz dinlenip te yoluna yeniden devam ediyormuş gibi inerek gitti, gitti ve midemde karar kıldı.

Ecza dolabımda hemen her hastalığa iyi gelen bir şey vardır : Bir mide ilacı buldum içtim, geyirti geldi ama acı geçmedi ! Sonra geyirtiler çoğaldı..Soğuk terler dökmeğe başladım.. “ Yatıp dinleneyim; geçmezse bir hekime görünürüm !” dedim. Şikayetlerin çoğu, istirahat edince geçti; sadece sırtımda belli belirsiz bir ağrı kaldı. Ancak , öğleden sonra saat tam 6.45 te,bütün olay yeniden başgösterdi !Bu sefer sırası değişikti: Önce geyirti ve ardından yaklaşık 7-8 dakika sonra , kaburgamın omurgama bitiştiği noktadan başlayan bir oyuntu şeklinde böğür sancısı ve sırta yayılış !

Sizden Cuma günü için randevu aldım ve size görününceye kadar ızdırabımı hafifletecek ev tedbirleri ile yaşamımı sürdürmeğe çalıştım. İstediğiniz tetkikleri yaptırıp size geldiğimde bunları iyice okumuş olsanız gördüklerinizi doğru değerlendirip beni acı ve endişelerimden kurtarabilirsiniz.